Bu Blogda Ara

4 Ağustos 2022 Perşembe

İsmail Enver Paşa 23 Kasım 1881 - 4 Ağustos 1922

O gün ölümü aradım. Onu bulmak için nereye koşsam benden şimşek gibi kaçıyordu...



O gün ölümü aradım. Onu bulmak için nereye koşsam benden şimşek gibi kaçıyordu. Bundan tam yüz yıl önce 4 Ağustos 1922 tarihinde öğle saatlerinde Kızıl Ordu komutanı Hagop Melkumyan (Yakov Arkadiyeviç Melkumov) komutasındaki 1500 süvari ve 800 piyadeden oluşan Bolşevikler, Enver Paşa'nın Kofrun (Kafirun) Kışlası'ndaki karargâhını topa tutup ardından süngü hücumuna geçtiler; Enver, uykusundan fırlayarak eğersiz bir ata binerek dağlara kaçar. 20-25 km süren kovalamacanın ardından Çeğan (Çeğen) bölgesinde kıstırılarak kanlı bir süngü dövüşünün ardından kılıcıyla ön saflarda çarpışırken mitralyöz kurşunlarıyla öldürülür. Naaşı Âbıderyâ Köyü'nde bir ağacın yamacına gömülür. Mühürlenerek imzalanan şehadetname şöyleydir: "Şehîd-i muhterem Enver Paşa Hazretleri pek mukaddes ve yüksek bir maksad peşinde Buhara'da Belcivan Vilâyeti'nin Çegan isimli mahallinde Kurban Bayramı'nın ikinci günü olan 4 Ağustos 1922'de, öğle vaktine yakın bir zamanda, temiz kanını toprağa akıta akıta, kahraman ve mert bir şekilde şehâdet rütbesine nâil olmuştur". Yanında 25-30 kişilik fedai süvari grubu bulunuyordu; bunların 4-5'i Osmanlı Türklerinden (çoğunlukla subay veya yaver kökenli) olup geri kalanı yerel Basmacı mücahitler ve Türkistanlı savaşçılardı. Yanında kalan son 5 kişiden biri Rus asıllı zabit Reyof diğerleri isimsiz mücahitlerdir. Osmanlı kökenli maiyetinde bilinen isimler arasında yaveri Suphi Bey, Manastırlı Nafi Bey, Ferganalı Muhiddin Efendi, süvari yüzbaşısı Hasan Bey, Hacı Sami Bey, Buhara polis müdür yardımcısı Halil ve kurmay heyetinden Muhittin, Mülazım Nafi gibi isimler yer alır; ayrıca çarpışma sonrası naaşını koruyan ve defnedenler arasında Devletmend Bey, Faruk Bek, Danyal Bek, Osman Efendi, Mirza Pirnefes ve Destankul gibi yerel liderlerin öne çıktığı görülür.

Enver Sedat'ın (Muhammed Enver Sedat / Anwar Sadat) isminin Enver kısmı, tıpkı Enver Hoca'da olduğu gibi Enver Paşa'dan (İsmail Enver Paşa) alınmıştır. Babası Muhammed Muhammed es-Sedat, 1918 yılında oğlu doğduğunda (Jön Türk Devrimi ve Balkan Savaşları döneminin hemen sonrası), Osmanlı İmparatorluğu'nun o dönemki topraklarında ve Arap dünyasında birçok kişi tarafından "Özgürlük Kahramanı" olarak görülen Enver Paşa'ya hayranlık duyuyordu. Bu hayranlık nedeniyle çocuğuna Enver adını verdi. Geçen yüzyılda birçok lider adını onun aziz hatırasından almıştır. Bir gece Çankaya'daki akşam sofrasının müdavimlerinden biri Çegan Tepesi'ndeki ölüm haberi ulaştığında Enver Paşa'yı eleştirmeye başlar: Devleti Birinci Dünya Savaşı'na soktu, Sarıkamış'ta binlerce askerin donmasına yol açtı, der. Mustafa Kemal konuşmasını keserek, "Enver bir güneş gibi doğmuş, bir gurûb ihtişamıyla batmıştır; arasını tarihe bırakalım" diye cevap verir.

Bkz. Şevket Süreyya Aydemir, Suyu Arayan Adam, Melkumov, Türkistanlılar, (Hatıralar, 1960) ve ölüm raporunu yazan Grigoriy Sergieviç Agabekov, Anılar, Murat Bardakçı, Enver araştırması

***